YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU

Anksiyete ( bunaltı ya da kaygı) korkuya benzer bir duygudur. Kişi anksiyeteyi sanki kötü bir şey olacakmış ya da bir felaket haberi alacakmış gibi nedensiz bir endişe duygusu olarak yaşar. Kaygı kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir ve hafif bir huzursuzluktan panik derecesine varan yoğunlukta olabilir. Kişi çoğunlukla kaygılarını kontrol altına alamaz ve kaygıları nedeniyle günlük hayatına devam etmekte zorlanır. Kaygı uyanık iken yaşanan ve oldukça uzun süren korkulu bir düşe benzetilebilir.

 

Yaygın aksiyete bozukluğu olan kişiler çoğu zaman olası sorumluluklar, aile, sağlık, iş, para, çocukların güvenliği gibi hemen hemen her alanda kuruntuya kapılırlar. Bu kuruntular sıklıkla bir tetikleyici olmadan ortaya çıkar ve uzun süre devam eder. Ayrıca kuruntu ya da kaygılara huzursuzluk ya da sürekli diken üzerinde olma, kolay yorulma, sinirlilik, kas gerginliği, uyku bozukluğu, odaklanma güçlüğü gibi belirtilerin bazıları da eşlik eder.

 

Yaygın anskiyete bozukluğu kadınlarda iki kat daha çok görülür ve ortalama başlangıç yaşı 30'dur. Hastalığın belirtileri süreğendir ve yaşam boyu artıp azalmalar gösterebilir. Yaygın anksiyete bozukluğu çocuklarda ve ergenlerde de görülebilir. Böyle bir bozukluğu olan çocuklarda kaygılar daha çok okul başarısı ya da sporda gösterdikleri başarı ile ilgilidir. Bu çocuklar son derece uyumlu, özgüveni az ve onaylanmak için hep en iyisini yapmaya çalışan çocuklardır.

 

Tedavi

Yaygın aksiyete bozukluğu süreğen ve yineleyen bir hastalıktır. Hastalığın daha hafif biçimleri psikoterapi ile tedavi edilebilir. Ağır biçimlerinde ise kişinin düzenli olarak görülmesi, daha spesifik bir psikoterapi ve ilaç sağaltımı gerekmektedir. Yıllarca tedavi gerektiren kişiler vardır. İlaç sağaltımında öncelikle antidepresanlar (SSRI) ile tedaviye başlanır. Tedavinin başlagıç döneminde benzodiazepinlerden yardım alınabilir. Ancak bağımlılık riski açısından hem hekimin hem de hastanın hassasiyet göstermesi gerekir.

 

Psikoterapi seçenekleri arasında bilişsel davranışcı terapi, destekleyici psikoterapi ve analitik psikoterapi vardır. Bilişsel davranışcı terapi hastalıkta en etkili psikoterapi yaklaşımı olarak bilinmektedir ve burada amaç sorun çözme becerilerini ve bunaltı belirtilerine katlanmayı artırmaktır.




2019 © Tüm hakları saklıdır.

İletişim Bilgileri

Adres: Adnan Menderes Mah. Adnan Menderes Bulvarı No:13 Kat:3 Daire:17 - Merkez / OSMANİYE

Telefon: (+90) 554 192 95 77  - (+90) 328 802 10 70

E-Posta: info@fatmacosar.com